Sene 1978 veya 1979 tam bilemiyorum ama önemli olan olayın yaşanmış olması. Bu anının kahramanları Bendeniz Veysel Kılınçarslan, Nazir Zavagar, Abdullah Babayiğit (APİLİ) ve Haydar Babayiğit. Yardımcı oyuncumuz Hüsnü Babayiğit.
Ben köydeydim sağ-sol olaylarından dolayı okullar kapanıyor sık sık köye geliyordum. Nazir ,Hüsnü , Apili köydeler. Mevsim kış. Haydar,ben,Nazir,Apili dördümüz keklik tutmak için kapan yaptık. Tabiki ustamız Haydar. Neyse kapanı yaptıktan sonra Kale'nin köye bakan yerin eteğine kurduk. Bir hafta on gün gittik geldik bir şey yok.
Neyse uzatmayayım hiç unutmam günlerden perşembe. Nazir , ben , Apili çıktık kapana bakmaya ama o gün de bir kar var, bir soğuk, tipi ve de sis gidilecek gibi değil. İçimizden gitmeyelim gibi konuşmalar oldu. Ama neticede gitmeye karar verdik. Bu zor şartlar altında inanın çok zor ulaştık. Kapana yaklaştık kapanın yanından iki keklik uçtu. Kapan kapanmış içinde keklik var şapırtılar geliyor. Apili kapanın üstündeki deliği açtı şimdi keklikleri alıyor , kendi koynuna ,benim ve Nazir'in koynuna dolduruyor. Ama çok keklik var fakat kaç tane olduğunu bilemiyoruz. Neyse Nazir gilin eve geldik. Ahmet Dayı "O nedir lan koynunuzda ki?" dedi. Dedik "Ne olacak keklik" Tek tek çıkardık keklikleri. Tam kaç tane dersiniz? İnanamayacaksınız. Tam 16 Keklik yazıyla yazayım da yanlış anlaşılmasın.Tan on altı tane. Ahmet Dayı bugüne kadar 16 kekliğin bir anda tutan olmadığını söyledi. Köyde söylediğimizde kimse de inanmamıştı ya.
Şimdi kekliği paylaşacağız.Bir sorun var. Bu kekliğe Haydar da ortak. Neyapalım diye düşündük.
İçimizden biri:
- Dörder tane paylaşalım.
İçimizden biri:
-Ya bunda Haydar'ın emeği yok beşer tane biz alalım Haydar'a birini verelim.
Yine içimizden biri:
-Ya Haydar bunu yutmaz. En iyisi Haydar' a hiç duyurmayalım. Beşer tane paylaşalım.
Yine birimiz :
-Eeee kekliğin biri ne olacak?
Ben( Veysel) :
-Ya birini de Hüsnü'ye verelim.
Bu fikir tutuldu öyle de yaptık. Hüsnü'ye verdik ağzını da sıkı tutmasını söyledik ama bir şekilde Haydar keklik tuttuğumuzu öğrenmiş ama kaç tane tutuğumuzu bilmiyor. Haydar kızarak geldi şimdi bizden hesap soruyor.
- Kekliği tutunuz da bana neden vermediniz ? diyor.
Biz de 4 keklik tuttuğumuzu Haydar'a bir keklik versek bize inanmayacağını onun için en iyisi mi biz Haydar'a hiç duyurmayalım diye bir cevap verdik.
Haydar da:
- Tabi ki yutmam. Siz 7 keklik tuttunuz ikişer tane paylaştınız diğerini de Hüsnü'ye verdiniz. Dedi.
Ben de:
- Bak Haydar Ağabey, ben doğrusunu söyleyeyim mi ? 16 keklik tuttuk 5'er tane paylaştık birini de Hüsnüye verdik. Dedim.
Haydar inanmadı.
- Hastur, bu yalana kimse inanmaz , yine benim dediğim gibi . Dedi ve de inanmadı.
Bu olayı yaşayanlar hala sağ sorup öğrene bilirler. O yıl şaka değil tamı tamamına toplam 40 keklik tuttuk. Hatta birinde de kapaınımızı birileri açmış içindeki kekliği almış içine de ölü kekliği atmış.,
Bu anımı hiç unutama unutulacak gibi de değildi. Çünkü keklik avında tarihi rekor kırmıştık.
|